21 Ağustos 2017 Pazartesi

Mutlu kadınlar kurtaracak dünyayı!



 Dün mutsuz bir kadınla göz göze geldim.
Bir anlıktı ama karanlığı üzdü beni.
Yaşananlar, yaşanması gerektiği gibiydi belki, bilemiyorum.
Ama yalnızlığı ağır geldi bana.

Sonra kendime döndüm bir de, içime baktım uzun uzun.
Öyle etkisinde kalmışım ki rüyalarım bile bunun üzerineydi.

Zor sayılabilecek şeyler yaşadım.
Üzüldüm
parçalandım
kırıldım
yoruldum
düştüm
incindim
dahası da oldu belki de
ama
hiçbir zaman mutsuz bir kadın olmadım!

Mutluluğu büyük şeylere bağlamadığımdan belki de...
Mutsuz edemediler beni.

Mutluluk insana huzur veriyor.
Üzgün bile olsam huzursuz olmadım hiç.
Bir kedi geçer
kuş uçar
bulut çıkar
bulutun içinden güneş ışıkları sızar
ben mutlu olurum.

Siz mutluluğu neye bağladınız da bu kadar mutsuzsunuz?

Mutlu kadınlar kurtaracak dünyayı!

17 Ağustos 2017 Perşembe

Sözünü Tutan Adam İsmail



Canlı yayınlarıma denk geldiyseniz, biraz sonra anlatacağım hikayeyi zaten biliyorsunuzdur.
     Ben ortaokuldayken ceza olarak bir erkekle, yani İsmail ile oturtulmuştum :)
O dönemler ben erkek deodorantı kullanıyordum. Gelsin Jagler'ler gitsin Dunlop'lar şeklinde. Her gün çantamda bir deodorant olurdu. Bir gün teneffüsten erken döndüm ki ne göreyim. İsmail çantamdan çıkarmış benim deodorantı sıkıyor kendine bool boool. Meğer uzun bir süredir otlakçımmış :)

 Kışın bir canlı yayın yaparken İsmail de geldi yayına. Onu onca kişiye şikayet ettim. Deodorantımı sıkan İsmail dedim :) Sen gel, söz sana alacağım demişti.  Ben de yazıyorum deftere demiştim.
  Bu gece ortaokul arkadaşlarımızla buluştuk. Gece sonunda beni İsmail ve eşi bırakacaktı eve. Arabaya binince ne göreyim. Bu seti almış koymuş arkaya. Gözlerim doldu da çaktırmadım!
Ben böyle incelikleri çok severim. Verdiği sözü tutan, unutmayan adamlar kaldı mı? Vallahi kalmış.

Canım arkadaşım çoook ama çok teşekkür ederim. Sözünde durduğun, unutmadığın ve bana sürpriz yaptığın için çok teşekkürler! İyi ki varsın!

15 Ağustos 2017 Salı

Ne Kadar Boşlamışım Buraları



Koskoca temmuz ayı sadece 2 yazı ile geçmiş. Özledim buraya yazmayı. Üstelik anlatacak o kadar çok şey var ki! Okuyanı, bekleyeni az ama :) ben hala en iyi okuyucusuyum bloğumun. O yüzden kendime yazmaya devam edeceğim :) Erina'nın düğünü için İzmir - İstanbul (Sabiha Gökçen) ve Ordu uçuşları yaptık. Malum 2 uçuş arası beklememiz vardı. Bu arada ilk defa Sabiha Gökçen'e uçtuğumuz için az biraz heyecanlıydık. Üst katta Starbucks'ta biraz mola verelim dedik. Biz oturduktan hemen sonra karşımıza Yılmaz Özdil geldi. Ben aaa derken göz göze geldik. O nasıl sıcak bir selamlamadır. Koştum gittim yanına, ablam size bayılıyor dedim. Teşekkür etti. Fotoğraf çekilelim dedik, hemen aldı telefonumu eline ve selfie çekti bizi.


Telefonumu alıp ablamı aradım Facetime'dan (çünkü gerçekten seviyorlar) onu karşısında görünce çıldırdı :) Hemen koş kitabını al imzalat dedi. Alanda her yerde aradım ama bulamadım ne yazık ki. Neden yanında taşımıyorsun ki diye azar da yedim ablamdan :) Olsun ama keyifli bir anı oldu bizim için. Yoshi de kızdı bana neden kendini tanıtmadın, bloğum var demedin dedi :) Herkesin kızma tahtası oldum bir anda :)
Sonra bizim uçuş saatimiz geldi ve kapımıza doğru yürüdük. 314 ve 315 kapıları yan yanaydı. Bizim kapı 315 Ordu uçağıydı ve önünde kimse sıraya girmemişti. Buna şaşırarak kapının önüne yürüdük. Vardığımda gözlerime inanamadım. Ordu uçağı yolcuları 314 önünden sıraya girip, 315'in önüne doğru gelmişler. Yani dümdüz sıraya girmek yerine L şekli yapmışlar :) Daha uçağa binmeden kendimizi bir karadeniz fıkrasının içinde bulmuş gibi olduk.


Güzel bir uçuştan sonra sağ salim indik Ordu - Giresun Havalimanı'na biz o kadar alışmışız ki körük ya da otobüse, uçaktan inip yürüyerek alana ulaşmak biraz garip geldi bize.
Yoshi bavulları beklerken biz annemle bizi bekleyen Erina'ya koştuk. Deli kız bizi görünce ağlamaya başladı :) O an zaten videoda var.
Anlatmadığım anlar için videoya davetlisiniz efendim :) Temmuz ayı çok yoğun geçmişti. Unutmadan ara ara dönüp yazasım var, tabii sizin de okuyasınız varsa :D
Öperim :)

14 Ağustos 2017 Pazartesi

İş Bankası Modern Klasikler Dizisi



 Bu seri çıktığından beri içimde bir tamamlama, tamamını okuma arzusu vardı. Ama sürekli bastırıyordum. Bugün biraz zor geçiyor benim için bu yüzden annemden beni Kuşadası'na götürmesini istedim. Deniz kokusu her şeye iyi geliyor sonuçta. Sahilde gezerken ne göreyim kitap standları kurulmuş bir sürü. Tabii ki İş Bankası Modern Klasikler'in tamamı da vardı. Gözüm döndü. Hiçbirini almadım, aklım kalsa bile :)  Ama içimdeki tamamlama arzusu bu sefer şiddetle su üzerine çıktı. Döktüm kitaplıkta gözüme çarpanların hepsini. Birkaç tane de Japonya'da var eminim.
Tamamı 100 kitaptan oluşsa da bazıları satıştan hemen kaldırılmış. Sanırım problem çıkmış. Onları tamamlamak mümkün olmayacak yani.

Neyse ben bu yazıyı dönüp dönüp güncelleyeceğim. Şimdilik elimdekileri yazayım.
3- Anthony Burgess - Otomatik Portakal
22- Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
28- Halil Cibran - Ermiş - Japonya'da yazısı burada tık tık
32- Halil Cibran - Kum ve Köpük Türkiye'de
45- Halil Cibran - Meczup - Japonya'da yazısı burada tık tık
52- Stefan Zweig- Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat - Japonya'da yazısı burada tık tık 
53- Virginia Woolf - Deniz Feneri
57- Stefan Zweig - Korku
66- Stefan Zweig - Olağanüstü Bir Gece
93- Carson McCullers - Yalnız Bir Avcıdır Yürek
94- Jules Verne - Seksen Günde Dünya Gezisi
95- W. Somerset Maugham - İnsanın Esareti
96- Oscar Wilde - Mutlu Prens
97- Lewis Carroll - Alice Harikalar Diyarında

Sanırım şimdilik bu kadar :)

13 Temmuz 2017 Perşembe

Kitap Alışverişi




 Mağaza ve online fiyatları çok farklı olduğu için genelde online alışveriş yapıyorum. Özellikle kitapta. Ama mağazaya gidip, kitaplara dokunmayı da çok özlüyorum. Rafların arasında oradan oraya dolanmanın zevki de bir başka oluyor.

Geçen gün dayanamayıp daldım D&R'a 5 kitapla çıkabildim.
Sait Faik Abasıyanık  - Şimdi Sevişme Vakti
Sebebini bilmiyorum ama bu ara Sait Faik Abasıyanık'a taktım. Aslında dilini sevip, sevmediğimi de bilmiyorum ama gözüm hep onun eserlerine kayıyor. Bu bir şiir kitabı, pek benlik değildi şiirler.

Sana Hep Benden Söz Edecekler
Elime alıp birkaç sayfasını hızla okuyunca, dayanamayıp aldım. Ama biraz ilerledikçe beni darladı açıkçası. Umarım böyle devam etmiyordur.

Orhan Veli  - Sakın Şaşırma
Bu seriden de birkaç kitap okudum. Görünce dayanamayıp aldım. Çok şiir insanı değilim ama bakalım burada beni çeken şiirler bulabilecek miyim?

Yaşar Kemal - Tek Kanatlı Bir Kuş
Buna da sıra ne zaman gelecek diye heyecanla bekliyorum. Başka ekleyecek bir şeyim yok üzerine.

Jean Giono - Ağaç Diken Adam
20 dakikalık bir okuma oldu ama son kapağı kapattığım zaman, kendimi işe yaramaz hissettim. Biraz canım sıkıldı. Bu his bir de Türkan (Ayşe Kulin) kitabında olmuştu.
Bu dünyaya bir gönderiliş amacımız var ve inşallah hepimiz bunu bulur ve tamamlar gideriz. Kitabın kısa filmi de varmış. Aynı isimle aratıp bulabilirsiniz.

Kitaplığıma ve gönlüme yeni katılanlar bunlardı. Sizde ne var ne yok?

Videosu da var izlemek isterseniz?





8 Temmuz 2017 Cumartesi

Erina ile Cafe Halleri



 Hadi biraz nostalji yapalım. Bazı okul çıkışlarında Erina ile buluşur öğle yemeği yerdik eğer o da müsaitse tabii.
Ben genelde karın doyurma derdinde olduğumdan ona bırakırdım gidilecek yeri. Bazen farklı cafeler denerdik. Bu da onlardan biriydi.


Yıllardır önünden geçtiğimiz ve Yoshi'nin denemek istediği bir yere Erina ile gitmiş oldum. O gün bugün hala gitmedik Yoshi ile :)
Yukarıdaki benim tabağımdı.


Bu da Erina'nın tabağı.

Garson Japon usülü yere çökerek sipariş aldı. Çünkü müşteriye tepeden bakmak pek hoş karşılanmaz Japonya'da. (videoda görebilirsiniz nasıl aldığını )







Tabakta süs gelen çiçek tabii ki tabakta durmaya devam etmedi.


Büyük ihtimalle sınavdan çıkmış, bitmiş Serrose :) Erina şu an Ordu'da bu hafta sonu kavuşacağız. Türkiye videolarını bekleyenler kimler?


30 Haziran 2017 Cuma

Ebedi Öğrenci







Çok sıkıldığım bir anda instagramda bir paylaşım yapmıştım.
Birisi doğum haritama bakabilir mi? diye.
Birkaç gün sonra hayatımda okuduğum en detaylı, en profesyonel maillerden birini almıştım.
Sevgili Dilara'dan gelen mail beni çok etkiledi.
Kendini tanıtmış, kaynak göstermiş ve ne yapacağını hatta biraz nasıl yapacağını da anlatmıştı.
Bu detaylar tabii ki beni etkiledi.
Gerekli bilgileri verdim ve ikimiz için de uygun bir zaman için randevulaştık.

O gün geldiğinde çok heyecanlıydım. Daha önce tecrübe etmemiştim bunu ve beni neyin bekleyeceğini bilmiyordum.

Anne karnındayken sana, ruhuna akan bir enerji var. Sen çok küçük yaşlardan beri var olan güzelliği görmeye odaklısın. Güzellikleri gören ve insanlara gösteren birisin. Bu enerji konumlandığı nokta itibariyler öğrenme ve öğretmeyi de kapsıyor 
Ebedi öğrenci bir ruh!
dediği zaman gözlerim dolmuştu.
Beni bu dünyada etkileyen çok önemli sözlerden biridir, hele ki cümleye böyle başlaması hafif bir gurur hissetmeme de sebep oldu.
İçimdeki bitmek, durmak bilmeyen öğrenme arzusu, sonra da bunu anlatma arzusu meğerse 'öyle olması' gerektiği için öyleymiş.
Bu durmak bilmeyen duygumu özgürce yaşabilirim yani artık :)

Doğum Haritası nedir? Ne değildir? Bu işi anlatmayı işin uzmanına bırakacağım. Ben ne düşündüğümü, ne hissettiğimi anlatmak için buradayım.

Doğum Haritam analiz edilmeye başladığı zaman kendimi çıplak gibi hissettim. Bebekliğimden itibaren yaşanan 'büyük olaylar' kendi içimdeki fırtınalar da dahil bir şekilde önüme sunuldu.
bu anlamda gerçekten etkilendim. Şöyle bir şey var Dilara'nın söylediği 'farkındalık' haritaları ve yaşamınızdaki bir çok şeyi 'fark edersen dönüştürebilirsin'.
Bunu koluma dövme yapmak istiyorum.
Kendimle, hayatla vs bir çok şeyi fark edip, elim kolum bağlı oturuyorum.
Oysa fark edersem her şey değişebilirmiş.
Tabii fark edip, onun üzerine çalışılırsa değişir her şey!
Bu yüzden 'farkındalık' önemli!
Zaten kader dediğimiz şeyin de başı ve sonu belli, detayları bizim şekillendirdiğimize inanırım ben.

Tabii ki burada 3 saatlik seansımı anlatsam bu yazı bitmez :) 
İlk defa deneyimlediğim için bir şeyle kıyaslayamıyorum. Ama beni çok tatmin eden, yaşananların yaşanması gerektiğini anlamama yardımcı olan, beni motive eden ve umutlandıran bir görüşme oldu.
Üstelik seansı kaydedip gönderdiği için de zaman zaman geri dönüp dinleyebiliyorum tekrar tekrar.





İşini güzel yapan insanları çok sevin :)
Bu yüzden çok takdir ve tebrik ediyorum Dilara seni!
Çok teşekkür ederim her şey için bir kere daha.

Seanslar için bilgi



Tabii ki iletişim bilgilerini de vereceğim :)

Yüksek Mühendis & Astrolog
Dilara Eda Gürsoy
instagram: @astrologyloadstar
facebook: @astrologyloadstar
twitter: @astroloadstar

 
                         

28 Haziran 2017 Çarşamba

Kitap ve Cd Alışverişim



 Türkiye'de olmanın en güzel yanlarından biri merak ettiğim ya da çok istediğim ürünlere hızla ulaşabiliyor olmam. Yaşasın online alışveriş.

Benim araba bir benzin, iki müzik ile çalışıyor. Müzik dinlemeden araba kullanamıyorum. Bu sebeple stoklarımı güncelledim!

Aslında bütün Rafet El Roman cd'lerine sahiptim ama bulamıyorum 2. ve 3. albümlerini bu yüzden tekrar satın aldım.  Bir de Ezo ile yapmış olduğu cd'yi attım sepete eksik kalmasın!

Sıla'nın da aynı şekilde bütün albümlerine sahibim. Son albümü hariç :) Onu da aldım tabii ki!

Çelik şarkılarını da çok severim. Aslında ilk albümü alacaktım ama Best of görünce onu attım sepete.

Hit 58 4'lü bir cd annem de almış aynısını. Neyse ki benimki Japonya'ya gelecek!

Bir de sevdiğim bir çok yabancı şarkıyı bir arada barındıran Power Hits 2017'yi aldım.

Ve en son olarak da okul yollarını Harun Kolçak ile arşınlamıştım. Arabada da bu keyfe devam etmek istedim :)






İmkanım olsa İş Bankası Kültür Yayınları setini alırdım. Yavaş yavaş tamamlama çabaları işte.

Carson McCullers Yalnız Bir Avcıdır Yürek 93
Jules Verne Seksen Günde Dünya Gezisi 94
W. Somerset Maugham İnsanın Esareti 95
Oscar Wilde Mutlu Prens 96
Lewis Carroll Alice Harikalar Diyarında 97

Nasıl da sıralı almışım bilmeden :)

Tamamlamak istediğim bir diğer seri de Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi

Cicero Yaşlı Cato veya Yaşlılık Üzerine

Sevgili Metin Hara'dan imzalı Dem kitabı! Çok mutlu etti beni

Neden bilmiyorum ama deli gibi Sait Faik Abasıyanık okuyasım var. Bu sebeple Az Şekerli kitabını attım sepete.





Kendimi bir Harry Potter fanı saymam ama severim bu seriyi. Bu yüzden bu çizimli kitapları görünce hemen sepete attım. Sırlar Odası ve Felsefe Taşı varmış şu an sadece. Bu sene sonu 3. kitap da çıkacakmış.

Ve severek okumuş olduğum Paulo Coelho Işığın Savaşçısının El Kitabı'nı aldım bir arkadaşım için.

Bu ve başka alışverişlerimi anlattığım videomu da ekliyorum. Siz neler aldınız bu ara?

24 Haziran 2017 Cumartesi

Turuncu Kasa Alışverişim



 Japonya'dan gelmeden önce yapmıştım bu alışverişi. Gelir gelmez güneş kremlerim hazır olsun diye.  Kaç gündür buradayım ama hala kısmet olmadı denize gitmek. Neye niyet neye kısmet.

Turuncukasa sitesinden sanırım daha önce hiç alışveriş yapmamıştım. Nuxe Sun ürünlerini indirimli görünce dayanamadım aldım.

Nuxe Sun ürünleri fiyat bilgileri için buraya tık tık 

Birkaç senedir ailece (benim yüzümden)  Nuxe Sun ürünleri kullanıyoruz. Kokusuna ve performansına bayılıyoruz.

Sitede 5 adet deniz ürünü alana aşağıdaki ürünler hediye geldiği için denemek amacı ile Avene güneş sonrası nemlendiricisini de aldım. Henüz kullanmadım ama deniz sonrası kullanışlı bir ürün olacağını düşünüyorum.

Ürüne gitmek için buraya tık tık 




Bunlar da hediye gelen ürünler.  Az önce siteye baktım da ürünler değişmiş sanırım.  Bu ürünler harici bir sürü başka şeyler de aldım. Tek bir videoda anlattım. Ekliyorum :) Diğer ürünlerin blog yazıları da gelecek!

Siz yazı hangi ürünlerle geçiriyorsunuz?

22 Haziran 2017 Perşembe

Sen Hangisisin?


18 ay aramız
ikiz gibi büyüdük.

Sen hangisisin?
Büyüğü mü küçüğümü?
Seray mı? Sergül mü?
Japonya'daki mi, Antalya'daki mi?

Soruları sorulurdu hep.

Şimdi kızı ölen mi oldum ben.
En büyük yaralarımız fütursuzca vurulur olmuş yüze.
Belki de hep böyleydi ben yeni fark ettim.

evet teyze, dayı, hala, amca
ben o'yum
kızı ölen!


20 Haziran 2017 Salı

İnstagram ile Pazartesi #207

instagram kullanıcı adım:serrose
Yoshi'nin kullanıcı adı:yoshijaponbalik
Ablamın kullanıcı adı:sermoon09
Annemin kullanıcı adı:3kizannesi

instagram web üzerinden beni takip etmek isterseniz buyrun bu linke.





Upuzuuuuuun süren bir yolculuk sonunda Türkiye'deyim. Videoları izlediniz mi? Önce Kore aktarması yaptım. 10 saat Kore'de kaldım.







İstanbul'a inerken basınçtan öleceğim sandım. O ne biçim bir ağrı ve sancıydı anlatamam. İzmir uçağı kapısında bu haldeydim.








Bütün sancılar, acılar yüzlerini görünce geçti ama o yorgunluk bu sene bitirdi beni. Yaşlandım a dostlar!




Geldiğimden beri resmen meyve ile besleniyorum. Yeşil erik de buldum hava şartları sağolsun! Yıllardır yemiyordum! Mis mis!




Sercan geldi Söke'ye bizi alıp Kuşadası'na götürdü ve böylece görebildim Ada'yı. Yoksa geldiğimden beri gitmemiştim.




Ve tabii ki H&S alışverişi de yaptım. Alışveriş yapar yapmaz kargoya kavuşmak çok güzel bir duyguymuş be :) 
Bol kalem, defter ve mürekkep yazıları gelecek. Beklemede kalın!

Güzel bir hafta olsun hepimiz için. İyi düşünelim iyi olsun!
Serinin diğer yazıları için buraya tık tık 

16 Haziran 2017 Cuma

Onu Gördüm



  Burada ilk defa ya da tesadüfen bulunmuyorsanız, bulutları izlemeyi onlardan anlam çıkarmayı çok sevdiğimi biliyorsunuzdur. İzmir uçağım tekerleklerini yere koyduğu an karşımda bu manzara vardı. Ve ben görür görmez ağlamaya başladım. Ellerim titreye titreye bu fotoğrafı çekebildim. Sonrasında uçak döndü zaten.

 


 Güneşin hemen yanındaki bulut Efsun gibiydi. Beni karşılamaya gelmiş gibi hissettim. Ve hüngür hüngür ağladım, tıpkı bu satırları yazarken ağladığım gibi.
 Ortadaki çizimi gibi geldi bana bulutlar. Kocaman gülümsüyor ve bana bakıyor gibi hissettim!



Bu sınav zor
bu sınav büyük
bu sınak bir bıçak gibi kesiyor ve geçmiyor
kapanmıyor
her daim acıyor!
Ama bulutlarda bile olsa kızımı görmek güzeldi!

Siz de benzetebildiniz mi?



11 Haziran 2017 Pazar

Kedili Tapınak


    Yoshi internette görmüş burayı. Kedili Tapınak diye meşhur olmuş.   Bahçesinde onlarca sokak kedisi barındığından popülerliği. Tabii ki hemen koşup gittik.






 Tapınak yeni yapılmış. Bu yüzden yeni yeni kokuyordu her yanı. Ben biraz daha eski yapıları seviyorum açıkçası.



 Allah günah yazmasın ama bu da Fuji Dağı ve Shinkansen (hızlı tren) işlenmiş mezar taşı.





Japonya'da her an karşınıza mezarlık çıkabilir.  Hayat ve ölüm çok iç içe.




Kedileriyle meşhur olunca tapınak, onlarca kişi gelip sahiplenmişler kedileri. Mikroskopla kedi aradık dersem yalan olmaz. Tabii ki bu duruma sevindik. İnternet sayesinde kediler yuva buldu.




Patron sinek avlıyor :)

 Gezi videosunu izlemeyi de unutmayın!

Sevgiler, selamlar!


6 Haziran 2017 Salı

Duş Sonrası Keyfi




 Duştan sonra kendimi yatağın üzerine atmayı, uzanarak bir şeyler yazmayı ve okumayı çok seviyorum. Tabii bunlar için bazı şeylere ihtiyaç duyuyorum. Öncelikle camlar açık olmalı. Hafif bir rüzgar da olursa ballı börek.

Sonrasına yakından bakalım :) Bugün hatta şu an neler eşlik ediyormuş bana :)


 Elimde bitmek üzere olan, akıcı ve keyifli giden Yaratma Savaşı. Bugün yarın biter diye umut ediyorum.
Bu ara Hobonichi Paper(s) defterime geri döndüm. Elimde de Pelikan Cafe Creme kalemim içinde tabii ki kahverengi mürekkebim ile beraber.




Kitabımı evin içinde bile kitap çantamla gezdiriyorum :D Şaka şaka kalemim pek kıymetli o yaşıyor içinde.



Ve bu işin olmazsa olmazı mis kokulularım.  Yaz demek güneş kremi ve güneş sonrası kremi demek. Bugün evden dışarı çıkmamış olsam da duştan sonra güneş sonrası kremi sürebilirim bence. Nuxe Sun serisine aşığım birkaç yazdır kullanıyorum. Kokusuna, etkisine aşığım. Bir kere koklayın derim ben. Başka da bir şey demem.

Nuxe Sun Refreshing After-Sun Lotion For Face and Body 
Bronzluğunuzun kalıcılığını sağlar, cildin yenilenmesine yardımcı olur ve cildi yatıştırır diyor.
Süper nemlendirmesinin yanında süper koktuğunu ve kokunun biraz kalıcı olduğunu da eklemeliyim. Ve içince incecik ışıltılar var. Bronz tene çok yakışıyorlar.

Herbamedicus Handcreme Kamille
Canım Hatice'm 2 tane yolladı bu el kremlerinden. Bu papatyalı olan. Kokusu ve nemlendirmesi çok güzel. Papatyalı olan özellikle kuru ciltler içinmiş. Benim yatağın baş ucunda duruyor. Geceleri aklıma geldikçe sürüyorum. Teşekkürler Hatice!

Rexona Maximum Protection
Yeni bir aşk ile karşınızdayım. Sevgili Leyla gönderdi bunu Almanya'dan. Öncelikle mis gibi tertemiz bir kokusu var. Sonrasında yapısı çok değişik. Ben daha önce böyle koltukaltı rollonu görmedim. Çeviriyorsunuz ve içinden krem çıkıyor. Onu sürüyorsunuz. Şimdilik etkisi için bir şey diyemem ama kokusu ve yapısı 10 puan. Teşekkürler Leyla!

EOS Lip Balm
Meşhur yumurta lip balmların mucidi marka. Bu tarz lip balmını sanırım kullanmadım daha önce. Bunu da sağolsun Leyla gönderdi Almanya'dan. Çilekli ve mis gibi kokuyor. Tadı da lezzetli :D Etkisi için henüz konuşamam ama şimdilik severek kullanıyorum. Bir kere daha teşekkürler Leyla!

Şimdi vakit yatağa yayılma vaktidir.

Mis gibi kokuyor her yanım :)



31 Mayıs 2017 Çarşamba

Sen de Anlatsana #8




Bu ülkeye kırmızı köprüler çok yakışıyor.
Sakura görmek için 4 saatlik araba yolculuğu yapmıştık.
Oradan dönerken karşımıza çıkınca tabii ki durduk.
En sevdiğim şey
şımarmak :D

siz ne dersiniz bu fotoğrafa?

Sen De Anlatsana serisinin diğer yazıları için buraya tık tık  


O günün blog yazısı için buraya tık tık 

30 Mayıs 2017 Salı

İnstagram ile Pazartesi #206


instagram kullanıcı adım:serrose
Yoshi'nin kullanıcı adı:yoshijaponbalik
Ablamın kullanıcı adı:sermoon09
Annemin kullanıcı adı:3kizannesi

instagram web üzerinden beni takip etmek isterseniz buyrun bu linke.




  Yoshi'nin izin günlerinde dışarı çıkmaya çalışıyoruz ve mutlaka bir cafeye gidiyoruz. Yine böyle bir andı ve arkamdaki aydınlatmaya bayılmıştım.




 Okinawa kalesi videomu izlemiş miydiniz. Genel Japon kalelerinden çok daha farklıydı. Biraz daha Çin etkisi altında kalmış.






 Havalar sağolsun, kafalar karışık. Sıcak çikolata yapıp kitap okuyası geliyor insanın.




Bal takipçi sağolsun instastory'imden ekran görüntüsü almış.




Pazar günü gezmeye gittik. Bolca yokuş yürüdük hala ayaklarım ağrıyor.



Son zamanlarda yaptığımız en sevdiğim gezilerimizden biri oldu Tokoname. Seramikleri ile meşhur, korumaya alınmış eski bir şehir. Merak ettiyseniz video hemen altta :)







 Yeni kitap kokusu mmmmmmissss :D Ne zamandır gözüm bu Osho'lardaydı. Sabah Kalkınca Osho ve Gece Yatmadan Osho. Dün ulaştılar sıcak sıcak ve hemen başladım tabii ki.

Pazartesi yazılarını salı yazmayı alışkanlık haline getirdim sanırım. Mutsuzum ama dün çok yoğundum bir türlü yazamadım. Yukarıda dediğim gibi ayaklarım ve vücudum çok ağrıyor. Dün ağrı kesici alıp uyudum, o kadar yani. Böyle havalarda benim vücudum ağrıdan çıldırıyor.
Bugün de sıcak ama boğucu bir hava var. Dünyanın çivisini çıkardık el birliği ile! Tebrikler insan ırkı!

Neyse güzel bir hafta olsun hepimiz için. İyi düşünelim iyi olsun!
Serinin diğer yazıları için buraya tık tık